20 Eylül 2018, Perşembe
Anasayfa / Balık Dünyası / Türkiye Denizlerinden Yenilebilen Balık Çeşitleri

Türkiye Denizlerinden Yenilebilen Balık Çeşitleri

Ülkemiz sularında avlanarak yiyebileceğiniz bir sürü balık çeşidi vardır. Son yıllarda kürsel ısınmayla birlikte zehirli türlerinde denizlerimizde gezmeye başladıklarını görüyoruz. Hal böyle olunca Denizlerimizdeki Yenilebilen Balık Çeşitleri hangileri bilmek icap eder hale geldik. Balıkların yenilebilmesi bir yana bölgelere göre insanların damak zevkleri de değişkenlik göstermektedir. Bir bölgede en çok tüketilen balık türü o bölgede üreyen balıklar hangisi ise en çok o türler olmakta ve bölge halkı tarafından bölge türleri tüketimde tercih edilmektedir. Şimdi sizlere en denizlerimizde bulunan en lezzetli ve yenilebilir balıklardan örnekler verelim;

Türkiye Denizlerinden Yenilebilen Balık Çeşitleri

Mercan Balığı (Sparus Pagrus):

Mercan balığı, açık kırmızı renkli, eti beyaz, çok lezzetli ve kıymetli bir balıktır. Dış kabuk rengi pembedir. Marmara, Akdeniz, Ege’de yaygındır ancak en meşhur olanı ege bölgesinde çıkan Mercan’dır. Balığın normal ağırlığı 20 kiloya kadar ulaşmaktadır. Kırma Mercan, Lekeli Mercan, Çizgili Mercan ve Fangri Mercan olmak üzere 4 türü bulunmaktadır. En lezzetlileri Kırma ve Lekeli Mercan’dır. En lezzetli olduğu aylar ise Nisan-Haziran ayları arasıdır.

Lüfer Balığı (Pomotomus Saltator):

Diğer bir tatlı ve lezzetli balık ise Lüfer. Denizlerimizde bulunan balıklar içerisinde yaş aralığına göre en fazla isme sahip balıktır. Bu balık en çok İstanbul boğazında balıkçılar tarafından avlanmaktadır. Uzmanlar Lüfer balığını en çok Ağustos ila Kasım aylarında yememizi tavsiye etmektedir ve bu aylar balığın en lezzetli olduğu zamandır. Karadeniz ve Marmara’da avlanılanları daha lezzetlidir. Balıkçılar Lüfer’i genel de olta ve at – çek gibi av gereçleri ile avlamaktadır.

Büyüklüğüne göre Lüferin Çeşitleri ve İsimleri:

  • 10 cm’ye kadar > Yaprak
  • 11-13 cm arası > Çinekop
  • 14-16 cm arası > Kaba Çinekop
  • 17-20 cm arası > Sarıkanat
  • 21-30 cm arası > Lüfer
  • 31-35 cm arası > Kaba Lüfer
  • 35 cm’den büyük > Kofana

Kalkan Balığı (Scophthalmus Maximus):

Karadeniz bölgesinde çok görülen lezzetli balık türlerinden biri de Kalkan balığıdır. Kalkan balığını tüketmeniz için en uygun mevsim Kış’tır. Dip balığı olan Kalkan, kum ve çamur alanlarında yaşamayı sevmektedir. Kalkan avcılığı yapmak isteyen balıkçılar en çok buralara bakarlar. Dah çok restoranlar tarafından tercih edilen bir balık türüdür. En lezzetli zamanı Ocak sonundan Mart ortalarına kadardır.

Barbun Balığı – Barbunya (Mullus Barbatus):

Barbun balığı tüm denizlerimizde birden (Karadeniz, Ege ve Akdeniz) sıkça görülen bir balık türüdür. Barbun avı için en uygun aylar Nisan ya da Mayıs’tır. Yine diğer balık türleri gibi kum ve çamurlu alanlarında yaşamaktadır. Bir dip balığı olan Barbun’un boyu 40 cm’e kadar ulaşmaktadır. Kaya barbunyası, Kum Barbunyası, Ot Barbunyası ve Paşa Barbunu olmak üzere 4 çeşidi bulunmaktadır.

Hamsi Balığı (Karadeniz’in İncisi) – (Engraulis Encrasicolus):

Karadeniz bölgesi insanının vazgeçilmezi olan Hamsi balığı, en çok Kış aylarında avlanmaktadır. Ülkemizde en çok avlanan ve tüketilen balık olan Hamsi, Karadeniz bölge insanı için vazgeçilmez bir damak lezzeti ve besin kaynağı durumundar. Bölge kültürüne bile etkisi yadsınamaz durumdadır. Börekten pilava kadar çeşit çeşit yemekleri yapılmaktadır. Genel de olta ile avcılığı yapılsa da küçük oldukları için ağlar ile balıkçı teknelerince büyük miktarlarda avlanmaktadır. Karadeniz hamsisi Azak ve Karadeniz olmak üzere ikiye ayrılır. Azak hamsisinin burnu daha küttür. Ayrıca Marmara Hamsisi denilen ve yalnız Marmara denizinde çıkan, daha küçük ve göç etmeyen bir hamsi türü de vardır. Hamsi’nin en lezzetli olduğu zaman Ocak-Şubat ve Kasım-Aralık aylarıdır.

Çupra Balığı – Çipura (Sparus Aurata):

En çok Ege ve Akdeniz de görülen bir balık türüdür. Tadı oldukça lezzetlidir. Ağırlığı 200 gram ve üzerinde seyir etmektedir. Diğer balık türleri gibi kum ve çamurlu bölgelerde yaşantısını sürdürmektedir. Yarım kiloya yakın olanlarına Lidaki denir. Kültür balıkçılığına uygun olduğu için balıkçı tezgahlarında genellikle Çiftlik Çipurası bulunur. Temmuz-Kasım arası en lezzetli olduğu aylardır.

Levrek Balığı (Dicentrarchus):

Levrek; Denizlerimizden çıkan, lezzetiyle ünlü ve gezgin olmadığı için yerli bir tür olarak görülen bir balıktır. Tadının çok lezzetli olması ve ekonomik değeri sebebiyle deniz çigtliklerinde de üretilmektedir. Alabalığı andıran fiziki bir yapısı vardır. Boyu 50-100 cm, ağırlığı ise 10-15 kg arasındadır. Çoğunlukla Karadeniz ve Akdeniz bölgelerinde bulunur. Karadeniz’de Kötek olarak da bilinen Minekop balığıyla aynı ailedendir. Bayağı Levrek ve Benekli Levrek olmak üzere iki türü bulunmaktadır. Benekli Levrek Güney Ege ve Akdeniz’de, Bayağı Levrek ise bütün denizlerimizde görülür. En lezzetli dönemi Şubat-Mayıs arasıdır.

İstavrit Balığı – (Trachurus Trachurus & Trachurus Mediterraneus):

Denizlerimizde Karagöz istavrit ve Sarıkuyruk istavrit türleri bulunmaktadır. Sarıkuyruk, Karagöze göre daha büyüktür. Küçüğüne Kraça adı verilir. Eylül-Aralık (Kış ayları) ayları arasında tüketilir. En lezzetli zamanı Ekim-Kasım aylardır.

Kefal Balığı (Mugilidae Ailesi):

Kefal, Mugilidae Balık Ailesi içerisindeki 100’e yakın balık türünün ortak adıdır. Denizlerimizde Has Kefal, Altınbaş Kefal, Dudaklı Kefal, Mavri Kefal, Sivriburun Kefal, Rus Kefali olmak üzere 6 türü yaşamaktadır. En küçüğüne ilerya denir. En lezzetlisi türleri ise Has Kefal ve Altınbaş Kefal’dir. Kış aylarından Mayıs sonuna kadar Kefal’in en lezzetli olduğu aylardır.

Kolyoz Balığı (Scomber Japonicus):

Tipi ve gümüş rengi sebebiyle Uskumruya benzer ama Kolyozun gözleri Uskumru’dan daha iridir. ve ağzı geriye doğru daha uzundur. Kolyozun yüzme kesesi de Uskumru’dan daha büyüktür. Kolyoz daha yuvarlak, Uskumru ise daha yassıdır bir balıktır. Kolyoz’un fiziki olarak Uskumru’ya benzer yanları olsa da Uskumru daha lezzetli bir balıktır. Tüm denizlerimizde çıkan Kolyoz’un en yağlı ve lezzetli dönemi Ocak’tır.

Kupes Balığı (Boops Boops):

Sıcak suları seven Kupes, tüm denizlerimizde avlanabilmektedir. Ortalama boyları 20 cm civarındadır. 40 cm’ye kadar büyüdükleri de görülmüştür. Eti oldukça beğenilen bir balık türüdür. dir. Haziran-Eylül ayları arası en lessetli olduğu dönemdir.

Mezgit (Merlangius Merlangus):

Bütün denizlerimizde bulunmakla birlikte en çok Karadeniz’den çıkmaktadır. Denizlerimizde 2 türü mevcut olup, birinin alt çenesinde küçük bir bıyık vardır. Mezgit, etinin tadı ve renginden dolayı Tavuk balığı olarak da bilinmektedir. En lezzetli olduğu dönem Şubat-Nisan ayları arasıdır.

Orkinos – Ton Balığı (Thunnus Thynnus):

Orkinos’un ülkemizde bilinen adı Ton balığıdır. Balık tezgahlarından ziyade konservecilikte daha çok kullanılır. Göçer bir balıktır ve genç orkinoslar sürüler halinde palamutlarla birlikte Karadeniz’den Akdeniz’e göçerler. En bilinen türleri Sarıkanat, Güney Mavi Yüzgeçli, Çizgili, Uzun Kanat ve Kocagöz Orkinos’tur.

Nisan’da Akdeniz’e giren orkinoslara, 1 Mayıs ile 15 Temmuz arasında âdeta bir avcı ordusu saldırıyor. Yaklaşık 50 tonluk yüzer kafeslerle yakalanan orkinoslar, balık çiftliklerine getiriliyor. Mayıs-Kasım arasında canlı balıklarla beslenen orkinoslar, bu süre içinde yaklaşık yüzde 50 oranında kilo alıyor. Kanlı görüntülerle bir vahşeti andıran hasattan sonra çoğunlukla Japonya’ya ihraç edilmektedir. Mavi Yüzgeçli Orkinos’un ekonomik ve ekolojik anlamda son derece değerli bir tür olmasına karşın, tükenme tehlikesi sebebiyle avlanılması yasaktır.

Palamut (Sarda Sarda):

Karadeniz’de üreyip Eylül’den itibaren Marmara’da sıklıkla görülen ama denizlerimizde gittikçe azalan, Bizans İmparatorluğu zamanında şehrin sembolü haline gelmiş olan Palamur kış aylarında sofraların vazgeçilmezlerindendir. En lezzetli dönemi Ağustos-Şubat ayları arasıdır. Torik ve toriğin büyük boyları palamuttan daha çok yağlıdır, bu nedenle tuzlama ve lakerdası tercih edilir.

Boyuna göre Palamut’un İsimleri:

  • 20 cm’ye kadar > Palamut Vanozu
  • 20-30 cm arası > Çingene Palamutu
  • 31-40 cm arası > Palamut
  • 40-50 cm arası > Kestane Palamutu
  • 51-60 cm arası > Torik
  • 61-65 arası > Sivri
  • 65-70 cm arası > Altıparmak
  • 70 cm’den büyük > Zindan Delen

Sardalya (Sardina Pilchardus):

Tüm denilzerimizde bolca bulunan bir balık türüdür ama Ege denizinde en çok Kuzey Ege’de bulunmaktadır. Soğuk suyu seven balık küresel ısınmayla birlikte son yıllarda Karadeniz’de daha çok görülmeye başlanmıştır. Hamsiyle aynı aileden olan Sardalya; kurutularak, tuzlanarak tüketilir. Balık yağı ve Balık Unu elde etmekte de kullanılan bir balıktır. Ton balığıyla birlikte Konserve balığı olarak ta bilinir. Küçüğüne papalina denilmektedir ve ayıklamadan kızartılır. Daha büyük boyunun adı ise Tirsi’dir. Kıl tarzında çokca kılçıklıdır ve Sardalya kadar lezzetli değildir. Göçmen bir balık türüdür ve derin suları tercih eder. En lezzetli dönemi Temmuz-Ekim ayları arasıdır.

Uskumru (Scomber Scombrus):

Uskumru, eti oldukça lezzetli bir balıktır. Zaman zaman Kolyoz balığıyla karıştırılabilmektedir. 1970’li yıllarda kışlak yeri olan Marmara ve Karadeniz’i aşırı kirlenme nedeniyle terk ederek Kuzey Ege’ye yerleşen ve 2000’li yılların başına kadar bolca bulunan ama aşırı avlanma sebebiyle tükenme noktasına kadar gelmiş bir balıktır. Büyüklüğüne göre üç değişik ad ile adlandırılır. Yazın yakalananlara Lipari denir. En lezzetli olduğu dönemler yumurtlamaya başladığı Eylül-Şubat ayları arasıdır.

Boyuna göre Uskumru’nun İsimleri:

  • 20 cm’ye kadar > Kalinarya
  • 20-25 cm arası > Uskumru
  • 25 cm üstü > Çiroz

Çaça (Sprattus Sprattus):

Çaça, ringayı andıran küçük bir deniz balığıdır ve en çok Karadeniz’de görülür. Sardalya balığına benzer. Gümüşi pulları ve açık gri renkte eti vardır. Çaca balığının eti %12-13 civarında yağ içerir ve vitamince zengindir. Ekonomik değeri yüksek değildir bu yüzden özel avcılığı yapılmaz. Kuzey Avrupa ülkelerinde konservelerde satışı yapılır.Ekonomik değeri yüksek olan uskumru, palamut, torik gibi balıklar için yem olarak kullanılır. Ocak ayında sürüler halinde Marmara Denizi’ne gelirler. Eti lezzetlidir ve ızgara veya tavası güzel olur.

Kılıç Balığı (Xiphias Gladius):

Göçer bir balık olup, sıcaklığa göre Marmara ve Karadeniz arasında dolaşır. Akdeniz ve Ege’de yıl boyunca, Karadeniz’de ise yalnız yaz ayları görülür. Açık deniz balığıdır. 800 m derinliğe kadar inebilir. Aşırı avlanma sebeiyle denizlerimizde çok nadir görülmeye başlanmıştır. Eti oldukça lezzetlidir. En lezzetli zamanı Eylül-Şubat arasıdır.

Tekir (Mullus Surmuletus):

Yaşadıkları yer ve renkleri dolayısıyla Barbun balığına çok benzemektedir. Tekir balığının eti oldukça lezzetlidir. Bol avlanılan, ekonomik değeri yüksek bir balıktır. En lezzetli zamanı Temmuz-Ekim ayları arasıdır.

Trança (Pagru Ehrenbergi):

Mercan ailesinden ve Fangri ile aynı türdendir. Ege’nin ünlü balığıdır. Kabukluyu kırıp yiyebilir. Hermafrodit, hem erkek hem de dişi karakteri gösterir. Boyu 30 – 50, en çok 75 cm olur. Eti beyaz ve lezzetlidir. Geçmişte aşırı avlanılması neslini çok azaltmıştır. En lezzetli zamanı Ağustos-Eylül ayları arasıdır.

Kırlangıç (Trigla Lucerna & Trigla Hirunda):

Göçer bir balık değildir. Ege ve Akdeniz’de bolca, Karadeniz’de ise nadiren görülen yerli balıklardandır. Çok gelişmiş solungaçları ve gırtlak yapısı medeniyle uğultu, inilti gibi değişik frekanslarda ses çıkarırlar. Bu ses nedeniyle birçok balıkçı tarafından inleyen balık diye adlandırılır ve uğursuz sayılır. Ilık denizlerin sahil yakınlarında 5 – 300 m derinliklerin diplerinde çiftler halinde yaşar. Küçüklerine derviş balığı da denir. Özellikle çorbası çok lezzetli olur.

Sinarit (Dentex Dentex):

Sinarit balığı 30 yıldan fazla yaşayabilir. 20 yaşına kadar hızlı büyürler. 20. yaştan sonraki 10 senede sadece 5 cm boy atarlar. 1 metre boya ve 10 kg ağırlığa kadar ulaşabilirler. İri sinarit lezzetli değildir. Ege Denizi ve Akdeniz’in bazı yerleri, Ayvalık-Dikili arası, Marmara Adası civarı, Kapıdağı sahilleri, Tekirdağ, Saroz körfezi, Çanakkale Boğaz’ında bulunurlar. Mercan balığına benzer ama vücut yüksekliği daha az ve daha uzundur. Mercanın kırmızılığı yerine Sinarit eflatun renkler taşır. En lezzetli zamanı Temmuz-Ekim ayları arasıdır.

Karagöz (Diplodus Vulgaris):

Karagöz balığı bütün denizlerimizde görülür ama Karadeniz’de daha az bulunur. Sürü halinde dolaşır ve doğduğu denizleri kolay kolay terk etmez. Karagöz’ün 45 cm boy ve 1,5 kg’a kadar ulaştığı görülmüştür. Kayalık, taşlık ve kumlu sakin alanlarda sıkça rastlanırlar. En bol ve lezzetli dönemleri Nisan-Haziran ve Ekim-Kasım aylarıdır. Eti lezzetlidir. Bazı ülkelerde balık çiftliklerinde de yetiştirilen Karagöz balığının tavası, haşlaması ve buğulaması yapılabilir.

İlginizi çekebilecek konular

Balık Üretimi için Seferberlik Alarmı Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nda Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel müdür olan Ahmet Özyanık, alabalık tesislerinde balık azalmalarının görüldüğünü sö...
TON BALIĞI ZARARLI MI? Ton balığı zararlı mı ya da yoğurt ile birlikte yenirse zehirlenir miyim gibi sorular artık duyumların şehir efsanesi olduğunu söylemek yeridir. Çoğun...
DENİZ KESTANESİ Dikenleri nedeniyle denize girenlerin korkulu rüyası olan deniz kestaneleri, aslında denizlerdeki temizliğin simgesidir. Deniz kestaneleri, “Echinoide...
Balık avı sezonu ne zaman başlar? Balık sezonu sonbahar başlangıcı ile mayıs ayının bitimi arasında gerçekleşir. Sadece bu süre içerisinde tekneler vira bismillah diyerek hareketlenece...

Bir yorum

  1. İBRAHİM KARAER

    Sardalya Balığı tanıtımında, TİRSİ balığını SARDALYAnın büyüğü olarak yazmışsınız. Lütfen araştırın, doğrusunu öğrenin ve öyle yazın. Vücut yapılarından büyüyebilme sınırlarına, kılçık yapılarının farklılığına bir bakın. Hem Tirsi sardalyanın büyüğü diye yazmışsınız hem de tirsinin çok kılçıklı olduğunu. Dış görünüş olarak benzerler, hatta Akdeniz ve Ege’de bir arada aynı sularda yaşayabilirler. Ama sardalya Karadeniz’de yoktur. Sardalya bizim sularımızda en fazla18 cm.ye kadar büyür ama tirsinin 30-35 cm.liklerine rastlanır. Büyük çoğunluğu bilgisiz ve sahtekar olan balıkçılar, özellikle İstanbul’da tirsiyi sardalya azmanı diye satarlar. 6-7 sene önce de İzmitte bir balıkçı tezgahındaki tirsilere “Akdeniz Çinekopu” yazmış satıyordu. Resmi bende durur. Balık çeşitleri ve isimlendirme konusunda internette de felaket yanlışlıklar ve bilgi kirliliği var. Balıkçılar yalan yanlış isimlendirme yaparlar. Sorarsanız Karadeniz Barbunu derler ama Karadeniz’de Barbunun yaşamadığını bilmezler Barbun dedikleri iri tekirdir ve yağlı daha lezzetlidir Barbunya Balığından. Çoğu barbunya ile tekiri, nasıl ayıracağını bilmezler, (Halili, Sarı Ağız veya Granyoz) dediğimiz balığın adını Kaya Levreği koymuşlar öyle satarlar. Daha ne madrabazlık ve yanlış bilgilerle, Balık Kültürünün içine ettiler Erzincanlılar, Türkiye’de balık piyasasını ellerine geçirdiklerinden beri. Örneğin aradığınız balığı kendiniz tanımıyorsanız, ismine göre yaptığınız bir aramada çok farklı balıklarla, hatta artist resimleri ile bile karşılaşırsınız. 77 yaşımdayım. 7-8 sene önce artık balıkçılığı bıraktım. Ama bir profesyonelden daha fazla bilgi ve deneyimim var. Net 42 sene balıkçılık yaptım, sırasıyla İstanbul Boğazı, Marmara, Kuzey Ege (Saros Körfezi) Batı Karadeniz ve Edremit Körfezinde. Buraların tüm çeşit balıklarını yakaladım. LÜTFEN YANLIŞ BİLGİ SUNMAYALIM İNSANLARA İYİ NİYETLE DE OLSA. SİZE ÇOK YARARLANACAĞINIZ İKİ KİTAP ÖNEREYİM. OSMANLI’NIN BALIKHANE MÜDÜRLÜĞÜNÜ YAPAN “KARAKİN DEVECİYAN’IN” 1915 DE FRANSIZCA KALEME ALDIĞI ÖNCE OSMANLICAYA ÇEVRİLEN, YAKIN TARİHLERDE GÜNÜMÜZÜN TÜRKÇESİ İLE YENİDEN YAYINLANAN “TÜRKİYE’DE BALIK VE BALIKÇILIK” ADLI EROL ÜYEPAZARCI’NIN KİTABINI. VE 1968 DE YAYINLANAN BENCE ÜLKEMİZDE BALIK VE BALIKÇILIĞIN KUTSAL KİTABI OLAN, SITKI ÜNER’İN 22. BASKISI YAPILAN “BALIK AVCILIĞI VE YEMEKLERİ” KİTAPLARI KILAVUZUNUZ OLSUN. SELAMLAR KOLAY GELSİN.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir